Yazdığınız mesajlara yorum veya beğeni geldiğinde bildirim almak istiyorsanız ya da diğer kullanıcılarla özel mesajlaşabilmek için lütfen Kayıt olun.

0 yaşam ile ölüm arasında gelgitler yaşamaktayım ama emanet edilen bir bedene zarar vermek akil kari gibi gözükmüyor ki. yaşamalıyım öyle yada böyle korkularımın üzerine giderek savaşı en az hasar ile kazanamazsam da kaybetmemeliyim. ama yaşarsam da kaybetmiş olduklarim ile nereye kadar gidebilirim, nereye kadar direnebilirim, daha ne kadar ayakta durabilirim ki. kendime itiraf edemediğim ve yenildiğim ile daha ne kadar başa çıkarım her an düşebilirim ve her an vurabilirim katilim yarım kalan işini tamamlayabilir. ve ben o katilimi ummadığı anda, ummadığı şekilde gözünün içine bakarak, hani onun sırtımdan vurmaya yeltenip yarim yamalak işi gibi değil. gözünün içine bakıp, gülümseyerek, tek atış ile hayati kabusa dönebilir, aklıni dahi yitirebilir, hiç olarak yaşamayı kaldıramayan bedeni, zihni, nefse sahip bir kimlik işte. aslında ben ondan daha güçlüyüm, yıkılmış olsam da, bastıkça kanayan yaralarıma rağmen, vursa uçacak bedenim, tuzla buz olan duygularım, hapsolmuş/ körelmiş düşüncelerim, elimden alınmış, çalınmış, harap ve bitap edilen yaşamım ve hala atmaya devam eden beni bırakmayan kalbim. ama paramparça, can kırıkları ile acıyan, kanayan. sahi ben ölüm ile yaşam arasında iken, can çekişirken, sen nefes almaya, gününü gün etmeye, can olmaya utanmıyor musun sahiden.? alışık bedenler işte, basite alinan basit yaşamlar zihniyetine sahip sapkın ruhlar....