Yazdığınız mesajlara yorum veya beğeni geldiğinde bildirim almak istiyorsanız ya da diğer kullanıcılarla özel mesajlaşabilmek için lütfen Kayıt olun.

0 Sahip oldukları değil, vazgeçtikleri insana bir duruş katar çoğu zaman. Vazgeçtiklerinden sonra hayat; insana bir öngörü katar. Ama vazgeçişin sebebi çoğu zaman yorulmusluk, zaman zaman da dinlenmislik olur Vazgeçişlerin en zalimidir ama; "hayallerinden vazgeçiş". Bir söz var; hayat sen planlar kurarken başına gelenlerdir. Başıma gelenleri adlandırmak yada anlamlandırmaya çalışma yorgunluğudur belki bende ki. Bilemem...
Sanrılar...
Hayaller...
Hülyalar...
Ama insan bir çocuktur. Eline daha küçükken oyun hamuru sıkıştırılır. Ne yapmak istiyorsan yap denilir. Kimi kalem yapar, kimi mikrofon, kimi gemi, kimi uçak kimi bir şekle sokamayıp ziyan eder...
Siz hiç sorgularken yakaladınız mı kendinizi? O oyun hamurunu neden ziyan ettim diye? Yada bir şekle sokabildiniz mi hamurunuzu ? Kimseye dokundurmadan, kimseyle muhatap olmadan?
Muhatap olmak derken ? Anlamı ne zor bir kelime değil mi ? Bazen karşınızdakiyle iki zıt kutuptasınızdır ama muhatap alır yada almak zorunda birakilirsiniz. Zorunluluk demisken? Ben buna da inanan biri değilim. Zorundasın kelimesi saçmadır. Ya yaparsın ya yapmazsın. Seçim sana bırakılmıştır. Ama Sonuçları vardır; yaptığın her eylemin sonucuna katlanmak zorundasındır. Ve susmaniz gereken yerde konusmamali, konuşmanız gereken yerde durmamalisiniz.
Çünkü bazen önümüze serilen "neden" kelimesi aslında cevap bekleyen bir kelime değildir. Rencidedir. Hakarettir. Hayatına felsefik bir yön kazandıran her insan kendini anlatmaya meyilli değildir. Ve bunu hiçlikleriniz anlayamaz!