11 Ve kalbin;
Ya çok ağladığından yosun,
Ya da hiç ağlayamadığından nasır tutacak bir gün.
Bu yüzden beni kalbinde barındırma...
#Semih Yunca
11 Dedim ya işte;
Bocalıyorum,
Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?
11 Bakmayın insanların 'beni çok sevecek birini arıyorum' demesine. Büyük bir sevgiye maruz kalınca hepsi kaçacak delik arıyor...
#Bob Marley
11 “Rüzgara, gelgite ya da denize aldırmıyorum artık. Zamana ya da kadere isyan etmiyorum, bana ait olan bana gelecek çünkü.”
#Aşkböceği...
11 Hani demişti ya Mevlana; " şimdi yeni şeyler söylemek lazım" diye. Söylüyorum; Güzel Olacak Her Şey..!
11 Özlemenin altın kuralı, ayrıldığınız andan itibaren artarak kendini göstermesidir. Yeniden görüşmek durumu varsa, güzel hissiyat ve heyecan duruma ayak uydurur. Kötü kısma geçelim. Özlemeye başlamak ve bir daha görmeyecek olmanın kesinliği durumu ikiye katlar. Ağrı kalbin üst kısmından başlar ve genişleyerek artar. "Artık o yok" gerçeği sert bir yumruk gibi karına iner. Onu hatırlatan anılar, fotoğraflar, sesler şarkılar durumu daha da zorlaştırır.Kabulleniş başlar. Bu kabullenişin güzel yanı, zirve yapan o özlemek duygusunun ibresi yavaş yavaş düşer.Daha az akla gelmeye başlar, ona özel eşyalara karşı daha vurdumduymaz olursunuz. Sizinle olmadığı her an nerede neler yapabileceği ihtimalindeki kötü her düşünce sizi ondan biraz daha uzaklaştırır. Bu periyotta içip aramak eylemi artık yapılmamaya, eski mesajlarını okumak davranışı tekrar etmemeye başlar. Bu süreç sizi güçlendirir. Güzel olan sonra gelir. Bir zamanlar hayallerinizin tek kahramanından sizi o halde ve biçimde bıraktığı için nefret etmeye başlarsınız. Özlemek azalır, azalır, azalır..Asla unutmayacağınız tek şey sizden aldıkları olacaktır.Onları geri alamazsınız,çöpe de atamazsınız. Kalbinizdeki kesik onun size armağanıdır.Ne zaman bir şarkı çalsa kutuyu yeniden açarsınız..Sonra yavaşça,bir başkasının geride bıraktığı olmaktan çıkarsınız..
Merhaba..
ö.s.ö (the meaning of life28...♡)
11 Yüzün, yüzünü özledim. Bütün dişlerini ortaya seren o a.ptal sırıtmanı özledim. Bütün b.oktan huylarını, inadını. Banyodaki aynanın önünde ısrarla unuttuğun, saçlarının kopup kaldığı tarağını bile özledim. Biliyor musun, özlemek insanı yalnızlaştırıyor. Eksikliği göze batırıyor, insanı b.oka yatırıyor. Düşün ki, telefonu açtığında "efendim" deyişini özledim, öl dersem, ölecekmişsin gibi..Emredin, sizi sonsuza kadar seveyim efendim. Beni anlayacağını bilsem, ses tellerimde saçlarını kuruturdum. Beni sevdiğini bilsem, kendimi tarihi geçmiş eski bir gazete gibi ayaklarının altına sererdim. Ama olmuyor biliyor musun, seni suçlayamıyorum. Eşit mesafede, aynı oranda "aynısı kadar"sevmek diye bir şey yok. Neyse, özlüyorduk değil mi en son.Kelimenin sonuna geçmiş zaman eki eklemeye lüzum görmüyorum artık. daimi bir şimdiki zaman ekinin ruj yapıp sürüyorum dudağına. Seni özlüyorum, beni dudağına sür.
Dudağını özledim..
ö.s.ö (The meaning of life28...♡)
11 Aşk, birinin eline dolu bi silah verip sizi vuracağı anı beklemekten farksızdır . . .
11 Sen benim ne denli yaralı olduğumu bilemezsin, geceleri niye uykusuzlar diyarında dolandığımı bilemezsin, unutulmaz unutamıyor insan ama geçiyor alışıyor insan, tam geçti geçecek iyileşti iyileşecek dediğin zamanlarda yarayı tamamen saracak bir el arıyor insan buldum bu kez gerçekten buldum yaralarımı sarıp sarmalayacak insanı dediğin an ne mi ? Oluyor birde bakıyorsun ki yaranın tam ortasına saplamış bıçağı, sende mi ? Sende mi? Onlardansın demekten başka birşey gelmiyor elinden sonra ardına bakmadan uzaklara gitmeye başlıyor insan uzaklaşıyor herşeyden herkesten yeni bir mesken arıyor gittiği diyârlarda yalandan gülmeye başlıyor sahte kahkahalara boğuluyor insan ve sonra da bir bakıyor ki onun için bir felsefe bir yaşam biçimi olmuş kendine bir kalkan haline getirmiş işte ben bu yüzden uykusuzum çünkü vicdanım rahatsız çünkü anlatamıyorum bunu kendime işte bu yüzden uykusuzum işte bu yüzden yanlızım...
#Memo
11 Ben bu şiiri sana yazıyorum hiç kimse...
Ameliyatını kendi göğüs kafesine yapan bir cerrah gibiyim.
Üstelik alkollüyüm,
Bileklerimde şiddetli depremler var sanki,
Ellerim titriyor...
Korkuyorum hiç kimse
Bu şiir bitmeden ölebilirim.. .
Sen korkma sakın, adını ifşa etmeyeceğim...
Ki ben biraz senden bahsetsem hiçbir çocuğa verilmez adın.
Herkes birini hatırlar belki,
Sadece sen üzerine alın.. .
Sana yaşadıklarımdan bahsetmeyeceğim hiç kimse...
Acımı bilme
Kendini hala özel ve önemli hissetme...
İnan bana,
Bir balık için akvaryum neyse,
Sen de benim için o kadarsın işte...
Sen,
İçinde mahsur kaldığım karanlık bir mahsen gibisin.
Sen,
Dökülen saçlarım,
Kırılan kemiğim...
Sen,
Üç kuruş için satılmış böbreğimsin.
Sen benim,
Yaradan'a bile bahsetmediğim, unutmak istediğimsin.. .
Olur da
Bir gün gelirsem aklına,
Özlersen,
Pişman olursan yaptığın her bir kötülük için,
Beni asla arama
Kendine iyi bak,
Ve senden nefret ettiğimi hiç unutma.
Artık benim her şeyim değil,
Hiçbir şeyimsin.
Ben bu şiiri sana yazdım,
Üzerine alınabilirsin.. .