8 Ben neyi, ne zaman yaşayacağımı bilemiyorum. Her gün bir korkuyla, bir ağrıyla uyanıyorum. Üstelik ne için korktuğumu ya da neremin ağrıdığını da bilmiyorum... Tek bildiğim, herkesten yüzyıl daha geride yaşıyor gibi olduğum. Anlam veremediğim rüyalar görüyorum her gece. Ve kendime gelmem gün ortasını buluyor. Kendime geldiğim zaman da daha büyük bir boşluğa düşüyorum. Hayatı zorla yaşıyor gibiyim. Bunları ne anlatmak mümkün ne de anlaşılması mümkün bir başkası tarafından.
8 Merhaba, tanışalım mı? + Kusura bakmayın bayan, sizinle yalnızlığımı aldatmak istemiyorum. Sizinle tanışmak kilidin kırılıp kapıların aralanması demek. Yeni insanlar yeni kırıklara yol açar çoğu zaman. Sizinle tanışmak aynı sonla biten farklı filmleri izlemek gibi. Sizinle tanışmak bir süre sonra kalp masajı etkisi gösterebilir. Bir bakışınıza ya da saçınızın bir teline yenik düşebilirim. Belki duygularıma karşılık bulur, tekrar hayatla sözleşmeler yapabilirim. Beraber rakı içip, hiçlik üzerine sohbet edebiliriz. kitap sayfalarında birbirimizi ararız. bak o da sevmiş benim kadar, bak o da hüzünlü sehri terk eden mevsimler gibi kendi içinde yapayalnız... Bir sabah uyandığımda küçük notlar bulmaktan yorgun bir insan, hiç bir dili bilmek istemez aslında. Kaybetmek, aklın değilse, elbet yaralar hayallerini. Siz gidersiniz , çaylar soğur. pencere önünde boynu bükülür lalelerin. O kadar lezzetli gelmez beyaz peynir,taze simit. Tekrar yakmak istemem içinde sizi bulduğum kitapları. Beni mezarlığa giden bir palyaço olarak görün. Yolumu kaybettiğimdendir tek sorun. Kusura bakmayın bayan, bu defa tanışmadığımıza memnun olur...